et etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
et etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Şubat 2016 Pazartesi

Ev Yapımı Mantarlı Hamburger!


2000'li yıllarda bizi hipnotize eden fast food kültürü ile haşır neşir olduğumuz hamburger mutfağımıza hızlı bir giriş yaptı. Öyle ki bir mantı gibi, bir pastırmalı kuru fasülye gibi steak house burger aş ermeye başladık. Sonra sağlıksız denildi, etleri yuhalandı ama bizim ilgimiz hamburgerin üzerinden asla geri çekilmedi. Sağlıksız olduğu gerekçesi ile havası sönen ünlü fast food zincirleri şimdilerde yerini gerçek et ve kaliteli malzeme ile inanılmaz hamburgerler yapan steak houseburger zincirlerine bıraktı. Fast food kültürünün karanlık yanları törpülenmiş, daha özenilmiş versiyonu olan bu zincirler de hatırı sayılır menü fiyatları ile göz korkutur ve 'Abi bi hamburgere o para verilmez yaa!' türevi cümleler türetir oldu. Peki ne olacak? Ucuzu sağlıksız, sağlıklısı pahalı, hamburger de mi yemeyelim yahu? Tabii ki yiyelim, ama nasıl? Bunu bi tat ekibi, cep yakmayan gerçek hamburgeri gururla sunar: Mantarlı Karamelize Soğanlı Ev Yapımı Hamburger!



Malzemeler: Her bir hamburger için 150 gr yağsız dana kıyma, turşu, domates, 7-8 adet mantar, bir adet kuru soğan, büyük boy hamburger ekmeği ve envai çeşit sos

Muhteşem bir hamburgere giden yolda atacağımız ilk adım kıymaya yarım kuru soğan rendesi, kimyon, tuz ve karabiber ekleyerek yoğurmak olacak. Yoğurduğumuz kıymayı pişerken biraz küçüleceğini göz önünde bulundurarak, hamburger ekmeğinizin boyutundan biraz daha büyük şekilde yuvarlak kalın bir köfte haline getirin. Geniş bir tavada önce doğradığınız mantarları ve piyazlık kestiğiniz soğanları bir miktar sıvıyağ ile iyice soteleyin. İyice kızardıktan sonra bir tatlı kaşığı soya sosu eklerseniz karamelize bir tat elde etmiş olursunuz. Ardından aynı tavaya birkaç damla daha yağ ekleyerek hamburger köftenizi yerleştirin. Tavayı değiştirmeyin ki mantar ve soğan tadı köfteye de aroma versin. Hamburger ekmeğinizin tabanına bu tada en çok yakışacağını düşündüğümüz barbekü sosunu sürün. üzerine ince kesilmiş salatalık turşusu, domates ve isteğe göre marul ekleyin. Üzerine pişen hamburger köftesini ve onun üzerine de kavrulmuş mantar ve soğanı ekleyin. Evde hazırlanan hamburger sizin damak tadınızı yansıtacağı için her zaman için en lezzetli olanıdır. İstediğiniz soslarla ve malzemelerle kendi tarifinizi şekillendirin, buradan sonrası size kalmış. Biz yanında hafif olması için baharatlayarak fırınladığımız patates ile servis ettik. Ama geleneği bozmak istemezseniz patates kızartması da şahane olacaktır. Afiyetle!


Fotoğrafların ve yazının hakları tarafımıza aittir. İzinsiz kullanmak yasaktır.
Teşekkür ederiz.

10 Ağustos 2015 Pazartesi

Yemek nasıl pişer?


Ne pişirdiğin mi, nasıl pişirdiğin mi?

Damak tadına düşkün insanların oluşturduğu bir akımı temsil ediyorsak, tıpkı sanat akımlarında olduğu gibi çeşitli ekipmanlara, envanterlere ihtiyaç duyarız. Resimde, heykelde, müzikte ve daha nice sanat dalında pek çok yöntem, usul, makam, renk, biçim varken, tadına bakabildiğiniz bir sanatta olmaması söz konusu olamazdı herhalde. Yemek pişirmeyi sanat dalı olarak kabul edersek, sizler için aşağıda bir dizi yöntem sıraladık. Tabağa koyacağımız resmin, şekillendireceğimiz heykelin yapımında kullanılan bir çok yol yöntem var. Temel olarak bir yemeği ne tür yollarla şekillendirebiliriz bir göz atalım ufkumuz genişlesin.

Pişirme yöntemleri

Özellikle mutfağa yeni adım atanlar için gerekli temel bilgilerin başında pişirme yöntemleri gelir. Sizi usta bir sanatçı gibi hissettirecek sihirli yöntemlerimiz şu şekilde:



Buğulamak: 
Yiyecekleri bir kap içinde ve fırında, kendi suyunda veya çok az su katarak, yenebilecek kıvama kadar pişirme işlemidir. Sağlıklıdır, candır.

Buharda pişirme: 
Yiyeceğin sadece buharla temas ederek pişirilmesi işlemidir. Bunun için kaynar su dolu tencerenin üzerine kevgir konularak, onun da üzerine sebzeler yerleştirilerek pişirilir ya da bu işlem için üretilmiş kevgirli tencereler kullanılır.

Haşlamak: Yiyecekleri sıcak su dolu bir kap içinde yumuşayana kadar pişirme işlemidir. Bunu bilmeyeni zaten dövüyolarmış.

Kızartmak: Yiyecekleri, içinde bol kızgın sıvıyağ bulunan bir kapta, rengi iyice dönüp, yenebilecek kıvama gelene kadar pişirme işlemidir. Hayatın en güzel tadıdır.

Sote etmek: 
Yiyecekleri, bir miktar yağla birlikte kapağı açık olarak, yüksek ateşte, arada bir karıstırarak ve rengi hafif dönene kadar pişirme işlemidir. Adını bu yöntemden alan nice yemeklerimize selam olsun.

Fırında pişirme: 
Yiyeceklerin, ısıya dayanıklı bir kap içine konularak fırında pişirilmesi yöntemidir. Fırın gören yemeğin hali başka olur.

Izgara etmek: 
Izgara üzerine konulmuş ve hafif yağlanmış yiyeceğin önce yüksek, sonra düşük ısıda pişirilme tekniğine verilen addır. Halk arasında cızbız gibi isimlerle ödüllendirilmiştir.

Poşe etmek: 
Bir tür suda pişirme yöntemi olup, önce harlı ateşte başlanır ve su kaynadıktan sonra ateşin altı kısılıp yiyeceğin ağır ağır pişirilmesi esasına dayanır.Pilav yaparken işinize yarayacak.

Benmari: Pişirme tekniğinden çok, ısıtmak veya eriyebilen gıdaları sağlıklı ve risksiz bir şekilde eritmek için kullanılır. Su buharının üzerinde başka bir mutfak gerecinin bulundurulmasıyla uygulanır.

Kavurmak:Bu yöntemde yiyecekler önce az miktarda yağ ile kavrular, ardından bir miktar su eklenerek yumuşayıncaya kadar kısık ateşte pişirilir. Daha çok kırmızı et için uygulanır. Tencerede oluşan nem, etin bağ dokusunun yumuşamasını sağlar. Kurban Bayramının ilk çağrışımıdır.

Kurutma: Tarhana, erişte, çeşitli sebze ve meyveler, balık gibi gıdalar için kullanılan bu yöntem, gıdanın içerisinde bulunan suyun güneş ışığıyla azaltılarak daha uzun süre dayanması ve farklı bir tat alması prensibini kapsar. Eski toprak iyi bilir.

Flambe: Ünlü işletmelerde görüp hayranlık duyduğumuz bu yöntem, yanıcı bir madde ile (genellikle alkol) görsel bir şov eşliğinde yemeği ateşe direk temas ettirerek uygulanır. Prensip olarak her yemek flambe edilebilir; ancak kümes hayvanları, meyveler ve steakler bu yöntem için idealdir.Hava atmaya birebir.

Mühürleme: Et ve türevi gıdaların, muhafaza ettiği sıvıyı ve lezzeti kaybetmeden yumuşak ve lezzetli bir hal almasını sağlayan bu yöntemde döküm bir tavada bir yüzü piştikten sonra hemen diğer yüzü çevrilerek etin dış yüzeyi mühürlenir. İşlemin yapıldığı süreye göre kişisel zevkler ve kültürel farklılıklar devreye girer;zira mühür kimdeyse Süleyman o'dur.

Pişirme oranları genel olarak beşe ayrılmaktadır:

  • Az pişmiş (Rare): Yüksek ısı ile kısa sürede, her iki tarafı mühürlenen et tüm besin ve sıvı değerini korur, dinlendirildikten sonra servis edilir. Etin içi kanlı ve ıslak kalır.
  • Orta az pişmiş (Medium Rare): Her iki tarafı da mühürlenen etin, içi oldukça yumuşak ve açık pembe renktedir.
  • Orta (Medium): Mühürleme sonrasında, orta ısıda sadece en ortası hafif pembe renkte kalana kadar pişirilir.
  • Orta iyi (Medium well): Mühürleme sonrasında, içi hafif ıslak kalana kadar pişirilir. Et pembe rengini kaybeder.
  • İyi pişmiş (Well Done): Et, suyunu tamamen çekene kadar pişirilir, içinde ıslaklık bırakılmaz. Bu tercih edilen bir pişirme yöntemi değildir.

Fırın Güveç Tadını Eve Getirin!


            Uzaklarda arama çünkü sen güveçtesin, taht kurmuşsun fırının en güzel yerindesin!

Mutfak çok acayip bir dünya, yemek yaparken seçtiğimiz malzemeler, baharatlar gibi pişirdiğimiz araç gerecin de bi tadı var aslında. Kahve bile bakır cezvede ayrı bi güzel olur da konumuz o değil. saptırmayalım. Hiç tencereyle güveç bir olur mu? Olmaaaz... Tencere yemeğini sever sayar saygıda kusur etmeyiz ama fırın görmüş yemeğin hali bi başka...


Malzemeler;
-300 gr dana kuşbaşı
-3 patates
-2 kabak
-2 patlıcan
-3-4 domates
-kırmızı ve yeşil biber
-Salça, baharat

Her ne kadar sırtından vuracak olsak da ilk işlemimiz yine emektar tencereyle olacak. Tenceremizin dibine bir yemek kaşığı salçayla, tuz ve karabiberle harmanlayacağımız domatesleri doğrayıp bi taban hazırlıyoruz. Üzerine nizami bir sırayla  etleri, küp küp doğranmış patatesleri, biberleri, kabakları ve patlıcanları ekliyoruz. domatesle salçayı harmanladığımız kapta kalanlar ziyan olmasın diye biraz suyla çalkalayıp yemeğe deviriyoruz. Son olarak anne adeti olarak bir tutam tuz serpiştirip tencereyle kapağı buluşturuyoruz. Ocakta üç beş dakika fokurdattıktan sonra tencereyle veda etmeye kendimizi hazırlıyoruz.

Artık kolaylıkla her yerde bulunan tek porsiyonluk güveç kaplarına, ya da "Tüm yemeği ben pişiririm açılın!" deme yiğitliğinde tek parça büyük bir güvece aldığımız yemeğimiz, ikinci aşaması için fırında lezzetli bir tatile çıkıyor.Yolcuğumuzun bu kısmı yaklaşık 30-40 dakika sürüyor. Fırın da o sıralar 200 derece falan işini biraz ağırdan alıyor.Fırının tadını içine çeken güveçler hafif suyunu çekip kızararak size gülümserken dikkat edin eliniz yanmasın. Afiyetle!