lezzet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
lezzet etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Nisan 2016 Cuma

Banduma!


Türkiye'nin yemek kültürü her ne kadar bölgelere göre çeşitlenip farklılaşsa da değişmeyen tek şey milletçe damak tadına düşkün olduğumuz gerçeği bize gör kırpıyor. Misafirperver kültürümüzün dünden bugüne taşıdığı yüzlerce yöresel tariften birini daha sizlerle tanıştırmanın haklı gururunu yaşadığımız bugün, sarımsağın ana vatanı Kastamonu'da kült haline gelmiş bir tarifin kodlarını paylaşıyoruz.

 Adını ekmeklerin hindi suyuna bandırılması yönteminden alan ve asıl adı Bandırma olan tarif yöre şivesinden dolayı zamanla Banduma olmuş. Hindi eti, tereyağı, ceviz ve yufka ekmeği bir araya gelir de bu tat sevilmez mi? Çoğu lisans mezunu erkeğin vatani görevi için yolunu tuttuğu Kastamonu'da yemin törenine gelen aileleriyle duygu yoğunluğu arasında tanıştığı muhteşem tat: Banduma!

                          Mutfakta müzik olmazsa olur mu? Tarife atıfta bulunarak başlıyoruz!

                                


Malzemeler (4 kişilik): 600 gr hindi eti(but ve göğüs eti karışık), 5 adet kuru yufka, bir su bardağı ceviz, dört yemek kaşığı tereyağı



Banduma, Bandırma ve Islama gibi isimlerle bilinen ve çok ta sevilen tarif için önce hindi etini üzerini üç parmak örtecek kadar su ile haşlıyoruz. Suyunu ayırdığımız hindileri didikleyerek bir kenara alıyoruz. Hindinin sıcak suyuna biraz tuz ve bir kaşık tereyağı ekliyoruz. Kuru yufkaları yine üç parmak eninde sararak yedi sekiz santim boyunda kesiyoruz. Bu arada dipnot olarak kuru yufkayı yufkacınızdan biraz daha pişirmesini isteyerek temin edebilirsiniz. Kesinler yufka rulolarını hindi suyuna batırıp çıkardıktan sonra servis tepsisine diziyoruz. Hindileri yufka ekmeklerin üzerine dizerek üzerine dövülmüş ceviz, kalan hindi suyu ve kızdırılmış tereyağını gezdiriyoruz. Sıcak tüketmeniz gereken bu lezzet bu kadar basit malzemeyle nasıl bu kadar lezzetli olabildiği konusunda fikir yürütmenize sebep olacak. Afiyetle!

28 Aralık 2015 Pazartesi

Ananaslı Tavuk

                                                   
 'Yemek dediğin sebzeyle yapılır canım, meyve de neymiş yemeğin içinde?' demeyin. Erzincan'ın elma dolmasını, Gaziantep'in yeni dünya kebabını yemediyseniz hele hiç demeyin. Meyvelerin özellikle et ve tavuk yemeklerinden kullanımı Osmanlı mutfağında da oldukça yaygındır ki özellikle kayısılı et yemekleri denemeye değerdir. Lafı daha fazla dolandırmayalım. Sunumuyla Hawaii'de hissettiren, egzotik ve lezzetli bir tat: Ananaslı Tavuk!

                                                                                                             

İki porsiyon için; Bir adet ananas, 300 gr tavuk, bir adet kırmızı kapya biber, tuz, zeytinyağı 
                                                                                            Bu çok basit ve özel tarifte ilk olarak tavukları kuş başından biraz daha büyük şekilde doğrayarak zeytinyağı eklediğiniz tavaya atıyoruz. Biz sunum için ananasın dışını da kullanacağımız için ikiye bölerek iç kısmını oyup aldık ama arzu ederseniz ya da ben uğraşamam onla şimdi derseniz normal ananası doğrayıp kullanabilirsiniz. Tavuklar nar gibi kızarınca doğranmış kırmızı biberi ve dilimlediğimiz ananası ekliyoruz. Beş dakika daha soteledikten sonra sunum için hazırız demektir.

Ayrıca bu kadarıyla yetinmem diyenler, bu aşamadan itibaren soya sosu, krema veya kekik, kimyon, fesleğen gibi denemeler yapabilirler.


Afiyetle!



Fotoğrafların ve yazının hakları tarafımıza aittir. İzinsiz kullanmak yasaktır.
Teşekkür ederiz.

28 Eylül 2015 Pazartesi

Tencerede Su Böreği " Anne tariflerinden "

Çünkü gayet basit! Baya bildiğin basit!


Evet su böreği deyince akla baya karışıklı..zorlu..dev fırınlı fizik denklemli bir çaresizlik gelebilir..

....ama gel gör ki su böreği adını haketmiyormuş arkadaş çok basit ve of.. inanılmaz lezzetli..

Annem evde börek yapınca takipçilerimize kokusu gider canları çeker.. kesin paylaşmalıyım dedim.. bunu duyan annem, böreğe bize attığı bakışlardan daha güzel bakışlar atarak birden kah domatescikler serpiştirdi kah nar ekşisi ile süsledi...çok özendi .. yani bize değil sizlerle paylaşma konusu geçince pek bir özendi.. ve böylece..

 " Tencerede Su Böreği " tarifi anam babam ev masamızdan buralara siz lezzet avcısı takipçilerimizin önüne seriliverdi..

Peki nasıl yapacağız? Hadi başlayalım..

Önce neler lazım bir bakalım..

İlk olarak oldukça basit bir şekilde günümüz market zincirlerinde kolayca rastlayabileceğiniz su böreği yufkasını alıyoruz.. Akabinde isteğe göre rendelenmiş kaşar veya beyaz peynir ve maydanoz karışımını kenarda bekletiyoruz..



























Bir tatlı kaşığı tuzu yayvan bir tencerenin içerisinde ekleyip üzerine yarısına kadar dolacak şekilde kaynar su ekliyoruz.. Başka genişçe bir tencereye de çok kısık ateşte hafif tereyağ gezdirip ocaktan aldıktan sonra bekletirken yufkaların ilkini hemen kaynar suya batırıp iki dakika pişirip direk soğuk sudan geçiriyoruz..Kısık ateşte beklettiğimiz ve önceden hazırladığımız tereyağlı tencereye seriyoruz güzelce ve üzerine yine tereyağ gezdiriyoruz..Aynı şekilde ikinci kat içinde pişir soğut uygulayıp devam ediyoruz ve yine bir kat tereyağ gezdiriyoruz.. Üçüncü katı sermeden önce hazırladığımız kaşar-maydanoz ya da beyaz peynir-maydanoz ikilisinden göz kararınca koyacağınız kadarını ikinci katın üzerine serpip eşit bir şekilde dağıtıyoruz.. Şimdi de diğer katlarımızı aynı işlemlerden geçirip devam ediyoruz..

Son kat bittikten sonra en son katın üzerine bir adet yumurta sarısını gezdirip kısık ateşte kapağı kapalı halde pişiriyoruz.. Her iki tarafı da tencere kapağı vasıtası ile alt üst yapıp çevirerek sırayla pişiriyoruz.. Altın sarısı bir güzellik görünceye kadar işlemi ortalama 30-40 kadar devam ettirip afiyetle yiyoruz!!

Fotoğrafların ve yazının hakları tarafımıza aittir. İzinsiz kullanmayınız. Teşekkür ederiz.

24 Ağustos 2015 Pazartesi

Hatay Sürk Peynirli Makarna


Hatay mutfağının zenginliği bizim anca çenemizi yoruyor. Enfes tatlarıyla dillere destan Hatay mutfağının ustalarına selam çakıyor, müsaadeleriyle Sürk peynirlerini ödünç alıyoruz. Makarna her haliyle güzel ama bu haliyle ballı lokma tatlısı; Hatay Sürk Peynirli Makarna!




Hataylıysanız, oradan akraba/komşularınız varsa zaten kendi gelir size ama değilseniz taze lor peynirinin baharatlarla yoğrulmuş ve kurutulmuş halini günümüz marketlerinden de temin edebilirsiniz.
Hatay Sürk Peyniri

En sevdiğiniz makarna çeşidini, Sürk peynirini, iki domatesi ve biraz tereyağını hazır edin,başlıyoruz. (Biz bu tarifte mantar da kullandık)

Makarnayı haşlayın süzün, bunu da biz öğretmeyelim. Tencereye iki yemek kaşığı tereyağını ve ufaladığınız Sürk peynirini ekleyip biraz soteleyin ve mutfaktaki baharat kokusuna kendinizi bırakın. Bir iki dakika sonra rendelediğiniz domatesleri ekleyip tuzuna tadını bi bakın. Sudan geçirdiğiniz makarnayı da ekleyip iyice harmanlayın. Sonra oturun afiyetle götürün ve Sürk peynirinin müptelası olun. Afiyetle!

10 Ağustos 2015 Pazartesi

Fırın Güveç Tadını Eve Getirin!


            Uzaklarda arama çünkü sen güveçtesin, taht kurmuşsun fırının en güzel yerindesin!

Mutfak çok acayip bir dünya, yemek yaparken seçtiğimiz malzemeler, baharatlar gibi pişirdiğimiz araç gerecin de bi tadı var aslında. Kahve bile bakır cezvede ayrı bi güzel olur da konumuz o değil. saptırmayalım. Hiç tencereyle güveç bir olur mu? Olmaaaz... Tencere yemeğini sever sayar saygıda kusur etmeyiz ama fırın görmüş yemeğin hali bi başka...


Malzemeler;
-300 gr dana kuşbaşı
-3 patates
-2 kabak
-2 patlıcan
-3-4 domates
-kırmızı ve yeşil biber
-Salça, baharat

Her ne kadar sırtından vuracak olsak da ilk işlemimiz yine emektar tencereyle olacak. Tenceremizin dibine bir yemek kaşığı salçayla, tuz ve karabiberle harmanlayacağımız domatesleri doğrayıp bi taban hazırlıyoruz. Üzerine nizami bir sırayla  etleri, küp küp doğranmış patatesleri, biberleri, kabakları ve patlıcanları ekliyoruz. domatesle salçayı harmanladığımız kapta kalanlar ziyan olmasın diye biraz suyla çalkalayıp yemeğe deviriyoruz. Son olarak anne adeti olarak bir tutam tuz serpiştirip tencereyle kapağı buluşturuyoruz. Ocakta üç beş dakika fokurdattıktan sonra tencereyle veda etmeye kendimizi hazırlıyoruz.

Artık kolaylıkla her yerde bulunan tek porsiyonluk güveç kaplarına, ya da "Tüm yemeği ben pişiririm açılın!" deme yiğitliğinde tek parça büyük bir güvece aldığımız yemeğimiz, ikinci aşaması için fırında lezzetli bir tatile çıkıyor.Yolcuğumuzun bu kısmı yaklaşık 30-40 dakika sürüyor. Fırın da o sıralar 200 derece falan işini biraz ağırdan alıyor.Fırının tadını içine çeken güveçler hafif suyunu çekip kızararak size gülümserken dikkat edin eliniz yanmasın. Afiyetle!