taze etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
taze etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Ocak 2016 Salı

Ev Yapımı Elma Sirkesi




Kış ayları geldi çattı. Battaniyeli, kestaneli, sobalı günlere adım attık. Kış için tarhanalar, turşular, ve bilimum hazırlıklar çoktan yapıldı. Ne de olsa her şeyin evde yapılanı makbuldur diyerek konserveler, reçeller şişelendi. Peki ya elmaların en kütür kütür olduğu şu aylarda sirkeler yapıldı mı? Yapılmadıysa şimdi tam zamanı dedik ve ev yapımı elma sirkesi için kolları sıvadık. Biz rahmetli dedemin bahçesinden her yıl onun hatıralarını yaşatmak için evimize misafir olan elmaları değerlendirdik. Böyle bir imkanınız yoksa pazarlardaki nefis elmalar da işinizi görecektir.



Tabii ki müzikle başlıyoruz. Elmaların sirkesi aslanım amman deyip kolları sıvayalım:

                             

                   Malzemeler: 5 kilo elma, bir fincan elma sirkesi(mayalaması için), tuz, şeker,su






Elmaları bol su ile yıkadıktan sonra kabuklarını soyuyoruz. Elmaları bir tarafta kabuklarını başka bir tarafta ayırıyoruz. Elmaların kabuklarını soyarken çok ince soymayın, sirke yapımında kabukları  kullanacağımız için ince değil, etli soymanız daha etkili olur.

Tüm elmayı soyduktan sonra kabuklarını yaklaşık 5-6 litre hacmindeki cam bir kavanoza dolduruyoruz. üzerine bir fincan elma sirkesini mayalamak amacıyla ilave ediyoruz. Bir tutam tuz bir tutam da şeker ekledikten sonra kavanozun alabildiği kadar su ekliyoruz. Çeşmeden değil de hazır su eklerseniz sirkenizin kalitesini artırmış olursunuz. Kavanozun kapak kısmına bir tülbent bağlayarak tamamen karanlık bir ortamda beklemeye bırakıyoruz. Sirkenin oluşma süreci minimum 21 gün olacaktır. Karanlık bir ortam elde edemiyorsanız siyah ışığı geçirmeyen büyük bir çöp poşeti ile kavanozu kapatarak aynı etkiyi sağlayabilirsiniz. Tüm bu işlemlerden sonraki işlemleri kavanozunuz ve içindeki kahramanlar yapacak.



Tabi bu sürede iki günde bir tahta bir kaşıkla çok hafif karıştırmanız daha iyi sonuç verir. Bir süre sonra sirke kavanozu etrafında minik sirke sinekleri görürseniz paniğe kapılmayın, bu iyi haber sirkeniz en doğal haliyle hazır oluyor demektir. Bu sürecin ardından kavanozun içindeki karışımı süzerek elde ettiğiniz sirkeyi kullanmak üzere şişeleyebilirsiniz. Elma sirkesinin faydalarını araştırırsanız, elmanın en güzel mevsiminde bu fırsatı kaçırmayacağınıza eminiz.


Peki elimizde kalan elmalar ne olacak?

İşte tam da bu noktada bir taşla vuracağınız ikinci kuş devreye giriyor. Geride kalan elmalar, sabah kahvaltısında tereyağına eşlik edecek, kreplerin, elmalı pastaların yıldızı olacak bir harç olmak için hazır ve nazır sizi bekliyor. Kabuklarını soyduğumuz elmaları rendenin iri bölümünde rendeliyoruz. Geriye kalan elma çöplerini bir kavanozda sirke işlemine tabi tutarak elmadan maksimum fayda sağlayabilirsiniz. Rendelediğiniz elmaları bir tencereye alarak altını yüksek ateşte açın. Yaklaşık üç su bardağı toz şeker ve dört yemek kaşığı tarçın ekleyerek pişirin. Elmaları çok öldürmeden şeker ve tarçının aromasını vermesiyle altını kapatın.


Harcı sıcak sıcak küçük kavanozlara doldurup sıkıca kapatarak kavanozları ters çevirin. Konserve işlemi uyguladığımız kavanozların üzerine bir örtü örterek bir sonraki güne kadar soğumaya bırakın. Konserve elma harçlarını ister buzdolabında ister oda sıcaklığında muhafaza edebilirsiniz. Kapağı açıldıktan sonra üç dört gün içerisinde tüketebileceğiniz elmalı harçlar kapağı açılmadan bir yıla kadar dayanabilir. Hiç bir bölümü ziyan olmayan elmadan iki sağlıklı ve lezzetli tarif verdik. Afiyetle!

28 Aralık 2015 Pazartesi

Paçanga Böreği



Yılbaşı deyince çam ağaçları, kırmızı süsler, Noel Baba gelir akla, bir de paçanga böreği. Yılbaşı sofralarının vazgeçilemez ara sıcağıdır kendisi. Kim, ne zaman dahil etmiş menüye bilinmez ama paçanga böreği olmadan 10'dan geriye sayılmaz desek yeridir. Yapımı oldukça kolay olmasının yanı sıra içerisinde bulunan pastırma ile yılbaşı adetini bizim kültürümüze uyarlamaya çalışması da cabasıdır. Eee madem öyle başlayalım. Bir yılbaşı klasiği: Paçanga Böreği!

Börek deyip geçmedik bir de dansını bulduk. Müziği mutfağınıza neşe katsın, başlıyoruz!



  • Malzemeler: (Dört kişilik) 100 gr pastırma, bir adet iri domates, üç adet yeşil biber, 200 gr kaşar peyniri, bir adet yufka, yarım çay bardağı zeytinyağı, 50 gr tereyağı


Yufkayı dörde bölerek başlıyoruz. İç harcı doğranmış pastırma, ince kıyılmış biber ve içerisindeki sulu kısmı alınarak doğranmış domatese dahil olan kaşar peyniri oluşturuyor. Böldüğümüz her bir üçgen parçayı önce birbiriyle karıştırdığımız zeytinyağı ve tereyağı ikilisiyle yağlıyoruz. Daha sonra en geniş kısmına harcı koyup önce kenarları ardından uç kısmını katlayıp sigara böreği gibi sarıyoruz. Boyut olarak büyük bir sigara böreği olan paçangayı çok sıkı sarmamaya dikkat edin ki malzeme rahat rahat yufkaya işlesin. Böreklerin üst kısımlarını da yağlayarak 180 dereceyi gören fırında yaklaşık 30 dakika nar gibi kızartıyoruz.Arzu ederseniz yufkayı yağlamadan hazırlayarak yağda da kızartabilirsiniz. Ama biz daha hafif bir yöntem kullanarak fırına vermeyi tercih ettik. Yemek öncesi ara sıcak olarak sıcak sıcak tüketin, Afiyetle!

Fotoğrafların ve yazının hakları tarafımıza aittir. İzinsiz kullanmak yasaktır. Teşekkür ederiz

10 Ağustos 2015 Pazartesi

Fırın Güveç Tadını Eve Getirin!


            Uzaklarda arama çünkü sen güveçtesin, taht kurmuşsun fırının en güzel yerindesin!

Mutfak çok acayip bir dünya, yemek yaparken seçtiğimiz malzemeler, baharatlar gibi pişirdiğimiz araç gerecin de bi tadı var aslında. Kahve bile bakır cezvede ayrı bi güzel olur da konumuz o değil. saptırmayalım. Hiç tencereyle güveç bir olur mu? Olmaaaz... Tencere yemeğini sever sayar saygıda kusur etmeyiz ama fırın görmüş yemeğin hali bi başka...


Malzemeler;
-300 gr dana kuşbaşı
-3 patates
-2 kabak
-2 patlıcan
-3-4 domates
-kırmızı ve yeşil biber
-Salça, baharat

Her ne kadar sırtından vuracak olsak da ilk işlemimiz yine emektar tencereyle olacak. Tenceremizin dibine bir yemek kaşığı salçayla, tuz ve karabiberle harmanlayacağımız domatesleri doğrayıp bi taban hazırlıyoruz. Üzerine nizami bir sırayla  etleri, küp küp doğranmış patatesleri, biberleri, kabakları ve patlıcanları ekliyoruz. domatesle salçayı harmanladığımız kapta kalanlar ziyan olmasın diye biraz suyla çalkalayıp yemeğe deviriyoruz. Son olarak anne adeti olarak bir tutam tuz serpiştirip tencereyle kapağı buluşturuyoruz. Ocakta üç beş dakika fokurdattıktan sonra tencereyle veda etmeye kendimizi hazırlıyoruz.

Artık kolaylıkla her yerde bulunan tek porsiyonluk güveç kaplarına, ya da "Tüm yemeği ben pişiririm açılın!" deme yiğitliğinde tek parça büyük bir güvece aldığımız yemeğimiz, ikinci aşaması için fırında lezzetli bir tatile çıkıyor.Yolcuğumuzun bu kısmı yaklaşık 30-40 dakika sürüyor. Fırın da o sıralar 200 derece falan işini biraz ağırdan alıyor.Fırının tadını içine çeken güveçler hafif suyunu çekip kızararak size gülümserken dikkat edin eliniz yanmasın. Afiyetle!