van etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
van etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ekim 2015 Pazartesi

Kasap Ziya'dan Bu Güne; Ata Tavası!



Bundan yıllar yıllar önce, Van'ın merkezinde yaşayan Kasap Ziya Efendi et konusundaki maharetini konuşturur ve yakın dostlarına özel bir yemek yaparmış. Sırrını sakladığı bu özel eti satırla kıyma haline getirir, sonra da kuyruk yağı kullanarak sadece domates ve biberle pişirirmiş. Kokusuyla iştah kabartan bu lezzet dedem Ziya Efendi'nin ahbaplarından tam not alırmış. Kasaplıktaki ustalığı ile Kasap Ziya lakabını almış rahmetli dedemin ellerinden vücut bulmuş bir tarifi aktaracağız size. Et ile ateşin dansı, biberle domatesin ahengi ile tat bulan satır kıyması ve güzel olduğu kadar özel bir tat: Ata Tavası!




Bir dönem işlettiğim restaurantta en çok rağbet gören bu tarifin malzemeleri ise şöyle;

İki kişilik Ata Tavası için; Koyun'un but kısmından (koyun eti sevmeyenler için dana antrikotla da yapılabilir) 500 gr et, üç yeşil biber, bir adet iri domates,100 gr kadar kuyruk yağı ve geniş bir tava


Dedemin kasap dükkanında işlediği etleri biraz da kuyruk yağıyla, odun fırınında pişirdiği için tavanın etrafı siyahlaşır, bu nedenle tarifin yaratıcısı dedem adını Kirli Tava koyar. Kirli tavanın günümüz mutfaklarına uyarlanmış Ata Tavası adıyla sofrada yer bulan hali ise şu şekilde:

Etlerin yağ ve sinirlerini satırla ustalık ve sabır isteyen bir şekilde sıyırıyoruz. Satırla  kıyma haline gelinceye kadar iyice zırhlıyoruz (zırhlama adı etin makinede işlem görmeden tamamen el ustalığı ve bıçak keskinliği ile kıyma halini alması anlamına geliyor.) Tarifi klasik et soteden ayıran nokta hayvanın but kısmından alınan etin tamamen bıçak ile işlenmesi ve bu işlemin damakta farklı bir noktaya nüfuz etmesi oluyor. Domates ve biberi de doğrayıp bir kenarda hazır edince, tavaya et ve kuyruk yağını (arzuya göre sıvıyağ da kullanılabilir) ekliyoruz. Kısık ateşte ağır ağır pişen etlere önce yeşil biberler, son olarak ta doğranmış ve fazla suyu alınmış domatesi ekliyoruz. Tuz ve bir tutam kimyon ekleyerek ağzı açık şekilde pişiriyoruz. Sıcak servis edilmesi ekmeğin tavaya bandırılması ise özel tavsiyemiz olarak kayıtlara geçiyor. Kasap Ziya Efendi'nin tarifiyle yarışamaz belki ama, evde kolayca hazırlanabilecek bu tarifi denemenizi tavsiye ederiz. Afiyetle!

Fotoğrafların ve yazının hakları tarafımıza aittir. İzinsiz kullanmayınız. Teşekkür ederiz.

9 Ağustos 2015 Pazar

Pazar kahvaltısında İspanyol Omletiyle delirmeceler!



Kahvaltı kültüründe kendi sofralarımızı övmekle bitiremedik. Her ne kadar bizim kültürümüzün çeşitlilik zenginliği bizi mutevazılıktan uzaklaştırsa da yöresel olmadan global olunmaz sözünü hatırlayıp gönlümüzü rahatlatabiliriz. Kahvaltı sofrasında lezzetli bir konuğu ağırlamak isterseniz size bir müjdemiz var. Her evde bulunabilecek malzemelerden oluşan İspanyol omletinin bu versiyonu, lezzet kaşiflerinin yüzüne gülümseme ekecek. Haydi başlayalım:

Müziksiz yemek yapamam diyenler yemek yaparken bunu bi dinlesin! :) 


İspanyol Omleti;

-İki adet yufka
-2-3 adet patates
-bir adet kırmızı biber
-2 adet yeşil biber
-3 yumurta
-bir su bardağı rende kaşar
-tereyağı ve damağınıza yakışan baharatlar

Patatesleri yuvarlar yuvarlak doğrayıp kızartıyoruz.Ardından biberleri de yine kızartma yöntemi ile büyük doğrayarak biraz cızırdatıyoruz. Geniş bir tavayı biraz yağladıktan sonra birinci yufkayı serip kenarlarını boşlukta bırakıyoruz. Öteki yufkadan ufak parçalarla omletin zeminini güçlendiriyoruz. Şimdi kızarttığımız patatesleri tavanın zeminine diziyoruz. üzerine biberleri dizip tuz karabiber ve "şu da olsaydı ne de güzel olurdu." dediğiniz baharatları ve şefin önerisini umursayanlar için taze fesleğen yaprakları koyuyoruz. Sarısıyla beyazını birbirine kattığımız yumurtalarımızı bir güzel patateslerle buluşturduktan sonra kaşarları da üzerine boca ediyoruz. ikinci yufkanın kalanıyla kapadığımız omlete en son kenarda kalan ilk yufkanın kenarlarıyla kaplayıp  ocağa alıyoruz. Kısık ateşte ara sıra kontrol ederek ters yüz ederek rastık çekerek, tek tek basarak omletimizi pişiriyoruz. pişen omleti aldığımız servis tabağında üzerine tereyağını cila olarak çektinizmi mutfaktaki koku size çayı çoktan koydurmuş olacak. Afiyet olsun, o la laaaaa ;)

Bu çok klasik diyenlere bir de önerimiz var; patateslere, karamelize edilmiş soğan, kızarmış mantar, farklı peynir çeşitleri, sosis, köri gibi malzemeler ekleyip İspanya'da fazladan bir kaç sokak daha gezebilirsiniz.