sos etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sos etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ekim 2015 Pazartesi

Kahvaltı Sossuz Olmaz Diyenlere; Lutenitsa!


Kış ayları geliyor, sabah uyanıp pofuduk terliklerinizi giydiniz, açtınız televizyonu, mideniz gurul gurul gurulduyor. Şöööyle ekmeğin üzerine mis gibi tarla domatesi, köz biber, patlıcan olsa da kahvaltının mutlulukla bir ilgisi olsa,hayat bayram olsa... Ama nerde o mevsimde öyle tarla domatesi, kızarmış ekmeğin üzerine yakışacak enfes bir lezzet? İşte burada sevgili Bunu Bi Tat okurları, Balkanlardan her zaman soğuk hava dalgası gelecek değil ya!Bu kez göçmen kültürünün enfes kahvaltılık sosu geldi; Lutenitsa!



Tarla domatesleri hala mis gibi kokuyorken, ve fiyatlar uçup gitmemişken,kırmızı biberler, bostan patlıcanları "Közle beniiiğğ!" diye bağırırken ne duruyoruz ey ahali, şimdi yapacağımız iki üç kavanoz kahvaltılık sos kış aylarında içinizi ısıtacak.

Başlamadan önce biraz Balkan havası estirelim istedik:



Ortalama üç küçük ya da iki büyük kavanoz sos için;

-2 kilo tarla domatesi, 2 kilo kırmızı köz biberi, iki tane iri bostan patlıcanı, iki havuç(isteğe bağlı),sarımsak,zeytinyağı,yarım çay bardağı sirke,tuz,şeker

İlk aşama biraz zahmetli belki ama bir o kadar da keyifli. Kırmızı biberleri ve patlıcanları ister fırında, ister mangalda, ister mahallenizdeki pidecide hangisi kolayınıza gelirse közleyin. Domateslerin kabuklarını soyup yemeklik doğrayarak tencereye alın. Yaklaşık yarım saat kadar, iyice suyunu kaybedip katılaşana kadar kaynatın. O kaynarken kabuklarını soyup küçük küçük doğradığınız kırmızı köz biberleri, patlıcanları, sarımsağı hazır edin.Suyunu çeken domatese yarım çay bardağı sirke, bir yemek kaşığı tuz, bir tatlı kaşığı toz şeker ve yarım çay bardağı zeytin yağını ekleyip iyice yedirin. Son olarak doğranmış közleri de ekleyip 10 dakika kadar daha pişirin. Havuç kullanmak isterseniz bu aşamada haşlanmış iki adet havucu doğrayarak ekleyin. İyice pişen malzemeyi blenderdan geçirin.Sıcağı sıcağına cam kavanozlara doldurarak kapağını sıkıca kapatın. Ters çevirip bir havluya sıkıcı sardığınız kavanozları soğuyana kadar (konserve işlemi tamamlanıncaya kadar) açmadan bekletin. Kavanozlar bu şekilde aylarca tazeliğini koruyarak ekmeğe sürüleceği günü bekleyecekler. Açtıktan sonra buzdolabında bekleterek birkaç gün içinde tüketmelisiniz. Bu nedenle ufak kavanozlar tercih etmenizi öneririz. Tencerenin dibinde kalan sosu ekmekle sıyırmayı unutmayın. Afiyetle!

Fotoğrafların ve yazının hakları tarafımıza aittir. İzinsiz kullanmayınız. Teşekkür ederiz.

22 Eylül 2015 Salı

İşler Değişti; Kadayıf Mantısı!



Kadayıfı şerbetli bir tatlı olmaktan çekip kurtaran, yeni bir boyut kazandıran, çıtır çıtır bir mantı deneyimi.Köftesiyle yumuşak, kadayıfıyla gevrek, yoğurduyla sarımsaklı, sosuyla tereyağlı enfes bir buluş: Kadayıf Mantısı!
Bu güne kadar onu hep fırın tepsisinde şerbet bekleyen, cevizle sarılan, şekersiz bir hiç olarak tanıdınız. Bazen muhallebi üzerine kondu, bazen muza sarıldı... Ama türev olarak hep bir tatlı türüydü. Neden ana yemek olmasındı ki? Kadayıfın makus talihi değişiyor efenim, alın size çıtır çıtır kadayıf mantısı tarifi; başlıyoruz.

Gerekli malzemeler; ortalama iki kişilik tarif için;
150 gr az yağlı kıyma, 150 gr taze tel kadayıf, baharatlar, yoğurt,sarımsak,tereyağı ve salça.... İlk aşamada kıymayı küçük bir kapta pulbiber,karabiber,tuz ve kimyon ile yoğuruyoruz. Ardından yoğurulan kıymayı fındık büyüklüğünde toplara ayırıyoruz. İnce uzun bir tutam aldığımız kadayıfı (tabi bu aşamada ellerimizi sıvı yağ ile yağlarsak daha pratik bir yol izlemiş oluruz) köftenin etrafına sarıyoruz. Yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisinde yaklaşık on dakika kadar üzeri kızarana kadar pişiriyoruz. Servis tabağına aldığımız kadayıf mantılarının üzerine önce çırpılmış sarımsaklı yoğurdu, ardından iki yemek kaşığı tereyağında kavurduğumuz ve ocaktan alırken yarım çay bardağı su eklediğimiz sosumuzu da son dokunuş olarak üzerine gezdiriyoruz. Kadayıfın daha önce bildiğiniz tüm türlerini unutun. Şerbetli tatlıların şahı olan kadayıf, alışılmışın dışına çıkıyor. Mutfakta yeni tatlar denemeyi sevenlerdenseniz kadayıfın mantı versiyonu yüzünüzü güldürecek.Eskiden sadece bir tatlıydı, şimdi kendisi leziz bir ana yemek olarak size gülümsüyor. Afiyetle!


Fotoğrafların ve yazının hakları tarafımıza aittir. İzinsiz kullanmayınız. Teşekkür ederiz.

27 Ağustos 2015 Perşembe

Büyük İskender Görse Ağlardı;Simit İskender!



















Ülkemizin bereketli topraklarının bir o kadar bereketli yemek kültüründe mihenk taşı
olmuş tatlardan biridir İskender. Büyük İskender hiç iskender yedi mi bilmiyoruz ama yese kesin çok severdi.
 
1800'lü yıllarda Bursa'da yaşayan İskender Efendi, yatay pişirdiği kuzunun güzel bölümlerini müşterilerine eşit olarak dağıtmak için yol arar. Sonra üstün bir zeka ve damak zevki ile kemik ve sinirlerinden ayırdığı eti dikey şekilde odun ateşinde pişirmeyi dener. Bununla da yetinmeyen İskender Efendi, yoğurt, ekmek ve sosla tarifini göklere çıkarır. Zamanla ünü sınırları aşan bu tada halk arasında İskender'in Dönen Kebabı adı verilir. Büyük İskender kadar büyük adam olan İskender Efendi, bu şekilde hem döneri hem de kendi adını alan İskender tarifini mutfağımıza kazandırmış olur.

Allah genel kültürünüze zeval vermesin diyor ve çarşı yemeği, Türk Fast Food'u iskenderi evimize konuk ediyoruz. Durun daha bitmedi! üstelik kendisini çıtır çıtır simitle buluşturuyoruz. İskender Efendi'nin ruhu şad oladursun; zira simitlisini görse başımızı okşardı. Başlayalım; Evde Simitli İskender!

Gerekli olan malzemelerimize gelince, hazır olarak satılan et dönerden bir paket kapın, ufak bi yoğurt, iki simit, salça,tereyağı ve baharatı hazır edin gerisi kolay.


Simitleri kuş başı doğrayın, bir tavada hafif bi çevirttirin, çıtırlaşsın. Döneri tepsiye dizip fırınlayın. O kızarıp mutfağa kokusunu salarken sos tenceresinde iki kaşık tereyağı ve iki kaşık salçayı iyiyce kızdırın. Baharatlarla zenginleştirip içine yarım çay bardağı kadar su ilave edip ocaktan alın. Bir borcamda, ya da kişiye özel servislerde (orası sizin romantizminize kalmış) servis etmek üzere sırasıyla önce simitleri, üzerine sarımsaklısı tercih sebebi olan çırpılmış yoğurdu, nar gibi kızarmış et döneri ve en üste de sosu itinayla yayın. Ortaya çıkan görüntü başınızı döndürecek, sakin olun. İnstagram'a nispet yaparken bizi de etiketlemeyi (@bunubitat) ve İskender Efendi'ye selam çakmayı unutmayın.
 
AFİYETLE!































Fotoğrafların ve yazının hakları tarafımıza aittir. İzinsiz kullanmayınız.
Teşekkür ederiz.