Çikolata krizlerine anında çözüm üretecek, özel sofraların final vuruşu olacak, hazırlaması pratik, tadı olay bir tarifle lezzet yolculuğuna devam ediyoruz. Sadece 10 dakikada hazırlayabileceğiniz bu tarif ile çat kapı misafire, tatlı krizine, film yanına, davet sofrasına anında çözüm üretebilirsiniz. Kimsenin hayır diyemeyeceği sıcak ve akışkan bir tatlı; Çikolatalı Sufle!
Dört kişilik sufle için Malzemeler: 100 gr bitter çikolata, 3 yumurta, yarım su bardağı un, yarım su bardağı toz şeker, iki yemek kaşığı tereyağı
Çikolatalı suflenin en önemli olayı sıcak fırına girip kabarması olacaktır. Bu yüzden ilk olarak fırını 220 dereceye ayarlayarak işe koyuluyoruz. Tereyağı ve çikolatayı küçük bir tavada eritiyoruz. Eriyen karışıma unu ekleyip karıştırıyoruz. Ayrı bir karıştırma kabında yumurta ve şekeri önce düşük, sonra yüksek ayarda mikserle iyice kabarana kadar çırpıyoruz. Çikolatalı karışımı yumurtaya ekleyerek bir dakika kadar daha çırpıyoruz. Yağladığımız sufle kaplarına bölüştürdükten sonra sıcak fırına sürdüğümüz sufleler, yedi sekiz dakika sonra hazır. Üzerine pudra şekeri serperek servis edebilirsiniz.
Erimiş çikolata üzerinde marsmallowlar kabarıp kızarsa, sonra onu sıcak sıcak bisküvi banıp yesek desek? Kendinizden geçtiniz değil mi? Çocukluğumuzun tatlarını bir araya getiren, erimiş çikolatayla kızarmış marsmallowu bisküvi ile buluşturan kolay bir tarif: Fırında Marsmallow!
Bu tatlının beceri gerektiren tek noktası yemesi :) Malzemelerimiz: Bir paket Marsmallow,damla çikolata veya bir paket baton çikolata, bisküvi...
Fırına girebilecek bir kabın tabanını tereyağıyla yağlayın. ilk olarak damla çikolatayı, ya da onun yerine kullanacağınız baton çikolatayı fırın kabının tabanını dizin. Üzerine marsmallowları diziyoruz ve 150 dereceye ayarladığımız fırını yerleştiriyoruz. Marsmallowların kabarmasını izlerken büyük keyif alacağınızı da söyleyelim şimdiden. Üzeri kızaran tatlıyı fırından çıkarıp bisküviyi daldırarak sıcak sıcak tüketin.
Aşağıdaki videoda da farklı bir yöntem var ! Göz atmak isteyenlere.. Afiyetle!
Doğu'nun yemek kültürü hiç kuşkusuz parmak yedirir insana. Baharatın ve salçanın temas ettiği, özel pişirme ve kurutma tekniklerini devreye girdiği tarifler doğunun kışkırtıcı lezzetlerini sunar bizlere. Etin girmediği yemek nadir bulunur. Özellikle Doğu Anadolu bölgesinde yemekler salça, tereyağı, baharat,buğday,nohut ve bulgurun et ile farklı pişirme şekillerinden oluşur. Böylesine kolay özetlemiş olmamız sanmayın ki bir avuç tarifle sınırlandırır doğunun mutfağını, belkide şu an son kuşağının ellerinde can çekişen ve unutulması an meselesi olan binlerce tarif vardır. Çoğunun malzemesini temin etmek günümüz mutfaklarında zor olsa da biz sizler için bir tanesini uyarladık.
Bitlis yöresine ait olan ve çevre il ve ilçelere kız alıp verme münasebetiyle yayılan bir tarifle karşınızdayız. Tarifin orijinal adı Kak Dolması, yani günümüz tabiriyle kurutulmuş sebze dolması. Ancak sıradan bir kurutulmuş sebze dolması gelmesin aklınıza. Tarifin ana malzemesi, boyutları yarım metreye bulan kabakların iki parmak kalınlığında uzun şeritler halinde kesilip kurutulmasıyla oluşuyor. Kıyma ile yoğurulmuş bulgurun etrafına sarılan kak kabakları pişirilerek üzerine yoğurt ve salça ekleniyor. Bitlislilerin dolma konusundaki mahareti epeyce meşhurdur. Onların yaptığı dolmalar halk arasında Has Dolma olarak bilinir. Çoğumuz Bitlis'e gidip bunları tedarik edemiyor haliyle. Bu sebeptendir ki tadının tarifsiz olduğunu bilmeniz gereken bu lezzeti günümüz mutfaklarına taze kabaklarla uyarladık. Dolmanın hasını yapan hamarat insanlara ithafen tarifin adını Has Dolma koyduk.Tarifin orijinaline selamlarımızı gönderip başlıyoruz.
Has Dolma;500 gr.köftelik bulgur,500gr. az yağlı dana kıyma, bir yumurta, bir buçuk kilo kabak, 500 gr yoğurt, tereyağı, domates salçası, baharatlar
Tarifin ilk adımına dolmanın içine doldurulacak bulgurlu harç ile başlıyoruz. Geniş bir yoğurma kabına bulguru ve kıymayı alıp, üzerine tuz, bir adet yumurta ve reyhan ekliyoruz. Bir kase suyu azar azar avucumuzla ekleyerek harcı yoğuruyoruz. Toparlanarak sert bir kıvam alarak toparlanan harcı avuç içinde ceviz büyüklüğünde yuvarlıyoruz. Kabakların dışını tırtırlayarak şekillendiriyoruz. daha sonra ikişer santim aralıklarla yuvarlak şekilde kesiyoruz. Kestiğimiz kabakların ortasını oyup çıkararak halkalar elde ediyoruz. Yoğurduğumuz ceviz büyüklüğündeki harcı bu halkaların içine yerleştirerek üstten ve alttan bastırıyoruz. Harç artarsa eğer yuvarlak köfte şeklinde tencerenin en üstüne ekleyebilirsiniz. Tencereye yerleştirdiğimiz dolmaların üzerine kabağın da sulu olduğunu düşünerek yaklaşık üç su bardağı su ekliyoruz ve kapağını kapatıyoruz. Kısık ateşte yaklaşık olarak 30-40 dakika pişen dolmalarımızı kapağı kapalı şekilde yarım saat dinlendiriyoruz. Servis esnasında üzerine sarımsaklı yoğurt ve final olarak tereyağında baharatlarla kavrulmuş salçayı gezdirdiğimiz Has Dolma'yı soğutmadan mideye indiriyoruz. Afiyetle!
Fotoğrafların ve yazının hakları tarafımıza aittir. İzinsiz kullanmayınız. Teşekkür ederiz
" Soğumasını bekleyemeyeceğimiz tatlardan bir tanesi.. "
Kebap deyince bizde akan sular durulur, ağızlar sulanır, göz bebekleri büyür. Dünya'da lokum kadar çay kadar bilinen tadımızdır, canımızdır kebap. Adana'sı, Urfa'sı, şişi derken çeşitlenip giden kebabın bu usülü ise evde kolayca yapılanından, üstelik patlıcan tutkunlarının "Devamı yok mu?" diyeceği cinsten. Kebabın en makbulu tabiki köz üzerinde dumanı çıkı çıka pişileni; ancak evde her zaman öyle bir imkanı sahip olamıyoruz. Biz işi biraz sebzeyle birleştirerek biraz da çöp şiş rüzgarları estirerek size ev usulü bir kebap deneyimi vaad ediyoruz; Kürdan Kebabı!
Yapımı oldukça basit olan bu tarifte dört kişiyi baz alırsak malzemelerimiz bize şöyle gülümsüyor;
Üç adet iri patlıcan, 350-400 gr az yağlı kıyma, iki üç tane yeşil biber, iki domates, bir yemek kaşığı salça, bir kuru soğan ve damağınızın kucak açtığı baharatlar..
Bizim mutfaklarımız müziksiz olmuyor, önlüklerimizi giymeden önce yiyesinizi getirmesi için;
Malzemeler yerini aldıysa başlıyoruz kebap severler. Patlıcanları kabuklarını soymadan yassı yassı orta kalınlıkta doğruyoruz. Yeşil biberleri de 2 parmak uzunluğunda kesip patlıcanların akabinde kızartmak üzere hazır ediyoruz. Yağda hafif kızartarak kağıt havlunun üzerine alıp tuzluyor ve ardından soğumaya bırakıyoruz.. O sırada kıymanın içine bir soğanı rendeleyerek tuz, karabiber,kimyon,pul biber (ve daha ne isterseniz) ekleyip güzelce yoğuruyoruz. Ceviz büyüklüğünde toplar koparıp yuvarlak köfteler yapıyoruz. Fırınınız 180 derecede ısınırken, patlıcan kızartmalarından iki parça alıyoruz. Artı şeklinde tezgaha veya bir tabağa koyarak tam ortasına bir tane köfte yerleştiriyoruz. Önce altta kalanın, ardından da diğerinin iki kanadını köftenin üzerinde birleştiriyoruz. Birleşim noktasına biber kızartmalarından bir parça koyarak kürdanı saplıyoruz. Bunu tüm malzemeye uyguladıktan sonra fırın kabı ya da borcama dizerek kürdanların üzerine doğradığımız domatesleri de saplıyoruz efenim. Bir yemek kaşığı salçayı bir bardak su ile sulandırarak yemeğin üzerine gezdiriyoruz. Fırında orta rafta ortalama 25-30 dakika pişen ve nar gibi kızaran kürdan kebabını 10 dakika kadar dinlendirdikten sonra servis edebilirsiniz.
Afiyetle!
Fotoğrafların ve yazının hakları tarafımıza aittir. İzinsiz kullanmayınız. Teşekkür ederiz.